DGS Dikey Geçiş Sınavı Dgsli.Org Forum'a Hoşgeldiniz.

Giriş Yap Üye Ol

Sohbeti görüntülemekte sıkıntı yaşıyorsanız tarayıcınızın çerezlerini temizleyin!
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çok düştüğünüz anlarda okumanız için . . .
#1
Baştan söylemeliyim bu bir dikey geçiş sınavı başarısı değil, benzer bir çaba gerektiren üniversite sınavına hazırlık aşaması ile ilgilidir. Fakat bu yolda olan arkadaşlara en az bir DGS başarı hikayesi kadar ilham vereceğini düşünüyorum.  

Sanırım hayatımda gerçekten öğretmen diyebileceğim iki üç insana rastladım bunlardan birisi ile de çalışmak nasip oldu . 

Ben 2005 senesinde, düzgün bir üniversiteye öğrenci yerleştirme sayısı senelik en fazla 5-6 kişi olan, olabildiğince düz bir lisede vasat bir öğrenciydim. Ne ilkokulda ne de ortaokulda fen bilimlerinin hiçbir dalında başarı gösterememiş, matematik ve fizik karne notları bilgisayar kodları gibi 1 ve 0 lardan oluşan tipik bir "matematik ne işime yarayacak ki yea" modeliydim. Ailem de muhtemelen "okuyamayacağımı" düşünüyordu ve "alternatif" çözümler düşünmeye başlamışlardı. Derken son bir umut olarak annem tanıdıklarından adını duyduğu bir özel hocayı denemek istedi. Aslında sözel kısmım çok çok fena değildi, matematiği de biraz yükseltirsem belki barajı aşarım gibi bir umut yeşermişti kendisinin gözünde. Ben de babam da durumdan çok umutlu değildik, anne de bu sebeple çekimser kaldı bir süre. Fakat çevredekiler bunun "çok farklı bir deneyim" olduğunun altını çizip durdukça denemeye karar verdik.  


İşte Deniz Taylan Akşimşek ile bu vakit tanıştım. Oturduk, konuşuldu, durumum anlatıldı, klasik konular konuşuldu. Hatta bir an bunun ne kadar başarılı olup olamayacağını sorguladım çünkü Taylan Hocam Brad Pitt'vari yakışıklı bir adamdı. Güzel/yakışıklı insanların genelde "çok derin" olmadığı çoğu kişi tarafınca paylaşılan bir önyargıdır. 

Sonra ders başladı . 

Durum pek öyle değildi .

Başta her şey normal gidiyordu. Derken işin rengi değişmeye başladı. Yavaş yavaş Taylan Hoca’nın bu işte ne kadar ciddi olduğunu ve ne yaptığını ne kadar iyi bildiğini anlamaya başladım. O Brad Pitt’vari insan yavaş yavaş üçyıldızlı bir futbol takımının teknik direktörüne dönüşmeye başlayınca da bunu “ya gir ya da kaç”lık, ciddi bir adanmışlık gerektirecek zor bir yol olduğunu anladım. 

Anlamam gerekiyordu da zaten; lise ikinci sınıfın başındaydım ve üniversite sınavı lise üçün sonunda idi. Hayatımın geri kalanını nasıl bir insan olarak geçireceğim önümdeki iki seneye bağlıydı. Sınava integral, türev, trigonometri gibi üst kalibre konular eklenmişti, kaldı ki ben dört işlem bile bilmiyordum !    

Taylan Hocam bana dört işlemi öğretti. 

Taylan Hocam bana integrali öğretti. 

Taylan Hocam bana geometriyi öğretti.

Taylan Hocam bana nasıl çalışılacağını ve disiplinli olmayı öğretti .

Hepsinden öte Taylan Hocam bana “doğru bir insan” olmayı öğretti. 

Sonuç ? Çalışmaya başladığımız ilk sene notlarım çabucak yükselmeye başladı, sene sonuna doğru çözülemeyen soruların getirildiği çocuk idim. İkinci senesinde bazı hocalarımın çözemediği soruları çözmeye başladım, yine bu senenin sonunda da okulca düzenlenen yarışmada matematik birincisi oldum. Aynı sene ilk 13.000’e girerek Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yonetimi bölümüne yerleştim. 

Şu an büyük bir firmada yönetici pozisyonundayım, sağdan soldan teklifler alıyor istediğimi reddediyor, istediğimi değerlendiriyor, kendi ideallerime göre nasıl farklı yollardan gidebilirim diye düşünüyorum; çünkü bunu düşünebilme lüksüm var. 

Taylan Hocam öğrenci seçen biriydi. İstanbul’a geldikten üniversite okurken özel ders vere vere ekmeğini taştan çıkaran şu anki konumuna da tabiri caizse “kazıyarak” gelen nadir insanlardandır. Emeğe çok önem verdiği gibi, emeğine değmeyecek kişiyle uğraşmaz, boşa gideceğini görürse ne para teklif edilirse edilsin o kişiyle çalışmayı bırakıp zamanını daha verimli olacağını düşündüğü kişilere harcamayı yeğlerdi. Yanlış anlaşılmasın, IQ'su 160'ın üstünde ya da ilkokul'da üç sınıf atlayarak okumuş süperstar öğrenci aradığını söylemiyorum. Onun verdiği emeğe saygı duyacak ve gerçekten harcanılan zamanın hakkını verecek biri ile çalışmak isterdi. IQ’dan bahsetmişken ne gittiğim okullarda ne de dershanelerde onun matematik ve fizik becerileriye ve uygulamasıyla boy ölçüşecek birine rastlamadım.  

Size kendisini daha derinlemesine anlatmak isterdim fakat sanırım yaşamanız lazım.

“Özel hoca” demem de sizi yanıltmasın ayrıca. Kendisi öyle büyük paralar talep eden biri değildi hatta piyasanın çok az altında bile olduğunu hatırlıyorum. Fakat bana kattığı şey ve sebep olduğu başarı ister piyasaüstü olsun ister altı olsun para ile ölçülebilecek bir şey değildi. Bu yüzden hala kendisine hakkımı nasıl ödeyebileceğimle ilgili zaman zaman düşünürüm, muhtemelen hayatım boyunca da ödeyemeyeceğim .  
 
Bir süredir görüşmüyorduk. Son görüştüğümüzde de Murat Dershanesi’nin ( Murat Eğitim Kurumları) Kadıköy şubesiyle ortaklaşa çalıştığını, DGS ve KPSS eğitimi konusuna yoğunlaştığını öğrendim. Sanırım kendisine yapabileceğim en büyük yarar öğrencisi olma potansiyeli olan insanların olduğu bir yerde kendisini ve kendimi anlatmaktı. Çünkü ben başlı başına onun çabalarının sonuçlarından biriyim. Açıkça söyleyeyim buradan çıkıp farklı mecralarda da kendisiyle ilgili yazacağım ve reklamını yapacağım. Onun yetiştirdiği insanlardan bazılarını da tanırım, onların da hepsi tek başına bir başarı hikayesidir. Hatta bazılarının kendisiyle çalışmaya başladıktan sonra öğretmen olmaya karar verdiğini biliyorum. Muhtemelen yazdıklarım onların deneyimlerine de tercüman olacaktır fakat benim gibi onların da etrafta bir şeyler yazmasını isteyeceğim çünkü kendisini biraz tanıyorsam Taylan Hocam kendi reklamını yapmayı çok becerebilecek biri değildir Smile  
 
…ve tüm kalbimle daha çok kişinin hayatına dokunmasını, daha çok kişiye bir şeyler öğretmesini istiyorum çünkü insanların gerçek bir öğretmenin neye benzediğini görüp hayatlarının devamında başka öğretmenler seçerken referans alabilecekleri birisi olsun istiyorum.
 
Onunla veyahut onun bulunduğu bir kurum ile çalışmanın bir insanın kendine katabileceği en güçlü deneyimlerden biri olacağını düşünüyorum. Çalışma şansınız olmasa bile gidip tanışmanız, elini sıkmanız, bir çay içmeniz size vizyon katacaktır.
 
Ara
Cevapla
Teşekkür Edenler:


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi